Tarih: 02.03.2026 10:41

GÜRER: “SAVAŞLAR DIŞ TİCARETİMİZİ ETKİLEYECEK”

Facebook Twitter Linked-in

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 2025 dış ticaret verilerini değerlendirerek Türkiye'nin toplamda 92 milyar doları aşan dış ticaret açığına rağmen, savaş ve krizlerin gölgesindeki 10 ülkeyle ticarette 4,45 milyar dolarlık fazla verdiğini açıkladı. Gürer, gıda ve tarımsal üretimde stratejik planlama çağrısı yaptı.

Ömer Fethi Gürer, savaş ve krizlerin yaşandığı ülkelere ilişkin 2025 yılı dış ticaret verilerini rakamlarla değerlendirdi. Türkiye'nin toplamda 92 milyar doları aşan dış ticaret açığı verdiğine dikkat çeken Gürer, buna karşılık savaş ve krizlerin gölgesindeki Orta Doğu ve Güney Asya ülkeleriyle ticarette 4 milyar 452 milyon dolarlık fazla sağlandığını belirtti.

Gürer, "Çatışma ve belirsizliğin sürdüğü coğrafyalarda elde edilen bu fazla dış ticaret getirisi stratejik önem taşımaktadır. Savaşların yaygınlaştığı, krizlerin süreç belirsizliğini artırdığı bir ortamda ihracat pazarlarımızın etkilenmesi de olasıdır. Bu bağlamda alınacak önlemler ve ülkelerle kurulacak iletişim daha da önemli bir noktaya evrilmiştir. Gıda da bu süreçte önem kazanacaktır. Ülkemizde yaşanan ekonomik sorunlara savaşların da olumsuz etkisi olabilir; ancak süreç doğru yönetilirse, sorunlardan en az zararla çıkılması mümkün olacaktır." dedi.

2025'te 273,3 Milyar Dolar İhracat, 365,4 Milyar Dolar İthalat

Gürer, 2025 yılı verilerine ilişkin şu bilgileri paylaştı:

"2025 yılında Türkiye'nin toplam ihracatı 273 milyar 308 milyon dolar, ithalatı ise 365 milyar 429 milyon dolar olarak gerçekleşti. 92 milyar doları aşan dış ticaret açığı var. Ülkemiz 2025 yılında İran, Ürdün, Bahreyn, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt, Pakistan, Afganistan ve Lübnan ile dış ticarette önemli bir hacme ulaşmıştır.

Bu ülkelerle 2025 yılında 21 milyar 742 milyon dolar ihracat, 17 milyar 289 milyon dolar ithalat gerçekleştirildi. Toplamda 4 milyar 452 milyon dolarlık dış ticaret fazlamız var. Savaşın ve istikrarsızlığın gölgesindeki bu coğrafyada elde edilen 4,45 milyar dolarlık fazla, Türkiye açısından önemlidir."

En Yüksek Hacim BAE ve Suudi Arabistan ile

Gürer, bölgedeki en yüksek ticaret hacminin Körfez ülkeleriyle gerçekleştiğini belirterek, "Birleşik Arap Emirlikleri ile ticaret hacmi yaklaşık 19 milyar dolara yaklaşmıştır. Suudi Arabistan ve İran da yüksek hacimli ticaret yapılan ülkeler arasındadır. Bazı ülkelerde fazla verirken, bazı ülkelerde açık oluşmaktadır. 2025 yılında; BAE ile 9,28 milyar dolar ihracat, 9,67 milyar dolar ithalat; Suudi Arabistan'a 3,8 milyar dolar ihracat; İran'a 3,05 milyar dolar ihracat gerçekleşti." ifadelerini kullandı.

Gıda ve Tarımsal Ürünlerde 2 Milyar Doların Üzerinde Fazla

Gürer, canlı hayvanlar, gıda maddeleri, içecekler ve bitkisel yağlar kalemlerinde söz konusu 10 ülkeye 2 milyar 646 milyon dolar ihracat yapıldığını, buna karşılık 617 milyon dolar ithalat gerçekleştirildiğini açıkladı. Bu kalemde yaklaşık 2 milyar dolarlık dış ticaret fazlası oluştuğunu belirten Gürer, ürün sevkiyatı ve tedarik zincirinin savaşlar nedeniyle olumsuz etkilenebileceğine dikkat çekti.

Bölgede en yüksek gıda ihracatı yapılan ülkeler ise şöyle sıralandı:
• İran: 617 milyon dolar
• Suudi Arabistan: 597 milyon dolar
• Birleşik Arap Emirlikleri: 517 milyon dolar
• Ürdün: 297 milyon dolar

Bölgedeki Savaşlar 2026 İçin Risk Oluşturuyor

Gürer, Rusya-Ukrayna ve Pakistan-Afganistan savaşlarının bölge ülkelerine olumsuz etkisinin 2026 yılı için önemli riskler yaratabileceğini belirtti. Küresel ölçekte Hürmüz Boğazı'nın kapatılması gibi gelişmelerin de ticarette ciddi sıkıntılara yol açabileceğini ifade etti.

Küreselleşen dünyada ticaret savaşlarına silahların da dahil olmasının daha büyük sorunlara kapı aralayacağını vurgulayan Gürer, gıdadan sivil havacılığa, akaryakıt ve doğal gaz arzından ülkeler arası ilişkilere kadar yeni bir dünya düzeninin şekillenebileceğini söyledi.

Bu süreçte fakirin daha fakir, zenginin daha zengin olacağı bir dönemin ortaya çıkabileceğine dikkat çeken Gürer, gıda ve akaryakıtın stratejik öneminin artacağını kaydetti.

"Yılın başındayız. Her ne kadar bazı ürünlerin ülkemizde ekimi gerçekleşse de farklı bölgelerde ekimler sürmektedir. Arz sorunu yaşanan ürünlerimizin ekimi için acil planlama yapılarak önlemler alınmalıdır. Hububat ve bakliyatta açığımızın giderilmesi sağlanmalıdır. Çiftçi ve üretici olarak ekim yapacak kesimlere ek destek ve teşvikler verilmelidir. Önce kendi kendimize yeterli bir noktaya erişmeli, ithal edeceğimiz ürünler için de üretim destekleri oluşturulmalıdır." dedi.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —