Aylardır Türkiye kamuoyunun çok yakından takip ettiği bu süreç meyvesini verdi. İddianameler tanzim edildikten sonra görevli mahkemeler tarafından kabul gördü. O mahkemenin esasına kayıt olup tensip zabıtları tanzim edildi, duruşma gün ve saatleri bile belli oldu.
Bu davaların bir kısmı için özel mekanlar bile yapılmaya başlandı. Çünkü taraf ve tanıkların sayıları çok kabarık. Savunma avukatların sayıları bir hayli fazla. Elbette basın dünyasının mensupları da orada bulunacak. Tarafların yakınları haklı olarak orada bizzat bulunup gelişmeleri takip etmek isteyecek. Bundan daha doğal bir sonuç olamaz. Zaten dava ve duruşmaların alenilik ilkesinin doğal sonucu budur.
Bin sayfaya yakın bir dava başlamak üzere. Dört bin sayfaya yakın iddianamesi olan öteki davanın duruşma günü de önümüzdeki aylar içerisinde başlamış olacak. Her iki davada da günlerce iddianamenin okunması aşamasına geçilecek. Arkasından sanıkların sorgusu yapılacak. Tanıklar dinlenecek. Bilirkişi raporları hakkında lehte ve aleyhte değerlendirmeler yapılacak.
Aylar hatta yılar geçecek. İstinaf ve temyiz aşamaları gündeme gelecek ve bu aşamada da yıllar bir birini takip edecek. Bu öyle kolay bir iş değil. O nedenle bu davaların tarafları için Allah kolaylık versin demekten başka yapacak bir şeyimiz yok. Çünkü artık başladı ve başlayacak olduğuna göre aradan yıllar geçse de ortaya kesinleşmiş bir karar çıkacak. Ölenler olacak, kalanlar olacak. Kıdemleri ve mesleki geçmişleri dikkate alındığında emekliye ayrılanlar olacak. Belki de bu dünyadan göçüp gidenler olacak.
Öyle veya böyle kamuoyu hiç şüphe etmiyorum ki bu davaları yıllar boyu konuşup duracaklar. Lehinde ve aleyhinde çok söz edilecek. Temennimiz tarafsız ve bağımsız mahkemelere yakışan objektif kararların çıkması ve bu tür kararlara heyet olarak birlikte ve rahatlıkla imzalar atılabilmesidir.




