https://www.hamlegazetesi.com/

SEDAT ÇAĞLAR


EMPERYALİZM KÜLTÜRÜMÜZÜ YOK EDİYOR

21. yüzyılda küreselleşmenin en yüksek seviyeye ulaştığı çağımızda emperyalizm tavan yapmış durumdadır.


Emperyalizm, sistemin çıkarları çerçevesinde yayılmacı hareketlerin birleşimidir. Bir başka anlamda bir devletin veyahut milletin başka milletlere ya da topluluklara kendi menfaatlerini dayatması diyebiliriz. Gelişmiş emperyalist ülkeler yayılmacı politikalarını bugüne kadar kimi zaman sinema ile hazır yiyecekler ile kola ile müzikleri ile cep telefonu markaları ile kimi zaman da giyim markaları ile yaptılar. Tabii ki bu örnekleri çoğaltabiliriz. Emperyalist güçler yayılmacı emellerine ulaşmak için taklitçi, şekilci, hayran kitlesi olan bir toplum oluşturmak isterler. Bunları daha çok az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde yaparlar. Yukarıda saydığımız sinema, müzik, spor, marka hayranlığı gibi birçok materyal ile birlikte kültürlerini bu toplumlara empoze etmeye başlarlar. Empoze edilen toplumda yozlaşmalar ve bozulmalar başlar. Tüketim toplumu olan ülkeler kültürel yozlaşmaya daha açık durumdadır. Yozlaşma dilde başlar, gündelik konuşmalarımızın içine emperyalist ülkelerin dillerindeki kelimelerden serpiştirirler. Konuşma dilindeki bozulma daha sonra kendini yazı dilinde de gösterir. Sonra şarkı sözlerine daha sonra film ve dizilerdeki senaryo metinlerine kadar bu devam eder. Aynı şekilde üzerimizdeki gündelik elbiselerden özel gün elbiselerine kadar, spor kıyafetlerini de içine alan emperyalist markaları vücudumuzda teşhir ederler. Birde övüne övüne insanların gözlerine sokar gibi markaları vücutlarının üzerinde reklamlarını yaparlar. Marka hayranlığı kullanılan cep telefonundan-ayakkabıya, gözlük çerçevelerine kadar geniş bir yelpazeye ulaşır. Hedef bir anlamda sömürgeliktir. Çağdaş sömürgelikte diyebiliriz. Hedef kitle yerli ve milli olmaktan uzaklaştırılır. Emperyalistlerin empoze ettiği o görüntü ve yaşam insanlara çağdaş yaşamın gereği gibi gösterilir. Yani elma ağacına armut aşısı yapılmış gibi düşünün. Aslında olmayan biri gibi yaşatıyorlar insanları. Siz elmasınız ama sizi armut olduğunuza inandırıyorlar. Tüketim çılgınlığı içerisinde borçlandığınız tutarları taksitler halinde onlara ödüyorsunuz ve onlar sizi suni bir mutlulukla sömürüyorlar. Siz çok mutlusunuz, hayatınızdan memnunsunuz ve mutlu bir şekilde sömürülüyorsunuz. Sizi karşılığı tüketim olan bir borç batağına sürüklüyorlar. Millî benliğini ve dini inanışlarını gerici bir toplumun örf ve adetleri gibi gösteriyorlar. An geliyor kendi millî benliğinden, kültüründen ve dini inanışlarında utanır bir hale getiriyorlar insanı. Geride kalmış köhne bir toplum gibi gösterilen koca bir kültürü yerle yeksan ediyorlar. Artık onların istediği şeyleri düşünüyorsunuz, yiyorsunuz, içiyorsunuz ve giyiyorsunuz. Onların istediği gibi saçlarınıza şekil veriyorsunuz. Onların istediği şeylerden mutlu oluyorsunuz ve nefret ediyorsunuz. Onların istediği şeyleri beğeniyorsunuz. Kısacası onların istediği gibi yaşıyorsunuz. Her şeyden önemlisi sizlerin üretmenize izin vermiyorlar. Siz sadece tüketin biz sizin yerinize üretiriz diyorlar. Sizlerin düşünmenize, yeni fikirler üretmenize de izin vermiyorlar. Maddiyatla yaşayan ve maneviyatı kabul etmeyen bir toplum olarak şeklen var fakat manevi olarak olmayan bir birey ve toplum oluveriyorsunuz. Emperyalist güçlerin ürettiği ve pazarlayacağı ürünlerin pazarı oluveriyorsunuz. Onların ürettiklerini tüketen bir sömürge toplumu olup çıkıyorsunuz.
Şimdi yeni doğan bebeklerimizi gözününüz önüne getirin. Bebek kıyafetlerinin üzerinde emperyalizmin ürünü olan hepsi hayal mahsulü çizgi kahramanları ve süper kahramanları görürsünüz. Bebeğin emziğinden tutun oyuncaklarına, odasının duvar kâğıdı tasarımına kadar bizlere dayatılan hayal ürünü süper kahramanlarla çocuklarımızın zihni dolduruluyor. Çocuk biraz daha büyüyor ve televizyonlardaki çizgi filmlerle yine aynı gerçekte olmayan süper kahramanlarla onların sinema ve film endüstrisindeki hayal ürünü kahramanlarla beyinlerini dolduruyorlar. Batı dünyasının eski ressamlarını, yazarlarını ve düşünürlerini çizgi kahraman ya da süper kahraman yaparak kültürlerini bizlere dayatıyorlar. Şöyle bir bakın 0-15 yaş grubu çocuklarımızın sizce kaçı Dede Korkut Hikâyelerini biliyorlar? Dede Korkut Hikâyelerindeki kahramanları kaç çocuğumuz biliyor? Deli Dumrul’u kaç çocuğumuz tanıyor. Bamsı Beyrek’i, Banu Çiçek’i, Basat’ı ve Bayındır Han’ı kaç çocuğumuz biliyor? Bunların çizgi filmleri var mı? Yaratılış Destanı’nı, Alper Tunga Destanı’nı, Ergenekon Destanı’nı kaç çocuğumuz biliyor. Emperyalist devletler yayılmacı ve dayatmacı politikalarını daha çocuklarımız doğar doğmaz beyinlerine işlemeye başlıyor ancak bunda bizim hiç mi suçumuz yok? Bizler kendi benliğimizi, kültürümüzü ve tarihimizi çocuklarımıza sevdirmeye ve öğretmeye karşı sorumlu değil miyiz? Bunca destanımız ve tarihi kahramanımızı Türk sinema ve film sektöründe neden kullanmıyoruz. Uyanalım lütfen! Gelecek nesillerimizi, emperyalistlerin sömürüsünden kurtaralım. Onların taklitçi kitleleri olmaktan yeni nesillerimizi kurtaralım.
Peki, bu emperyalizmin tuzağından nasıl kurtulabiliriz?  Her şeyden önce atalarımızı ve geçmişimizi bileceğiz. Kültürümüzü seveceğiz ve yaşayacağız. Dini inançlarımıza bağlı milli kimlik ve benliğimiz ile barışık bir birey ve toplum olacağız. Dilimizi saf ve sade bir şekilde kullanacağız. Ama her şeyden önemlisi kimseye bağımlı olmayacağız. Bağımsız olabilmek için kendimize yetecek kadar üreteceğiz. Şekilci bir birey ve toplum olmaktan çıkıp özümüze döneceğiz ve özümüzü yaşayacağız.
Mustafa Kemal Atatürk’ün söylediği üzere: “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.”
          Son söz: “Biz, Batı emperyalistlerine karşı yalnız kurtuluş ve bağımsızlığımızı muhafaza etmekle yetinmiyoruz. Aynı zamanda Batı emperyalistlerinin kuvvetleri ve malum olan her vasıtaları ile Türk milletini emperyalizme vasıta yapmak istemelerine de mani oluyoruz. Bu suretle, bütün insanlığa hizmet ettiğimize kaniyiz.” Mustafa Kemal Atatürk

Çin'de 10.000 Drone ile Muhteşem Gösteri Düzenlendi

Red Bull atletlerinden Jaan Roose, İstanbul’da Asya kıtasından Avrupa kıtasına ip üstünde yürüyerek geçti.

Niğde Belediyesi’nden Örnek Temizlik Çalışması

Şehit Aileleri Derneği’nden “Bayrakla Birleşen Şehitlerimiz” Projesi Tanıtımı

Kaldırıma çarpan motosikletli yaralandı

Otobanda dinlenme tesisinde tır alev alev yandı

Niğde'de bayram namazı kılındı

Ramazan Bayramı arifesinde şehitlikler ziyaret edildi

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Ramazan Bayramı mesajı

Gürer: Yem fiyatlarındaki artış, et fiyatlarını doğrudan etkiliyor

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 17 13 1 3 27 42
2.FENERBAHÇE A.Ş. 17 11 0 6 25 39
3.TRABZONSPOR A.Ş. 17 10 2 5 13 35
4.GÖZTEPE A.Ş. 17 9 3 5 12 32
5.BEŞİKTAŞ A.Ş. 17 8 4 5 8 29
6.SAMSUNSPOR A.Ş. 17 6 4 7 2 25
7.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 17 6 6 5 9 23
8.KOCAELİSPOR 17 6 6 5 -2 23
9.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 17 6 6 5 -6 23
10.CORENDON ALANYASPOR 17 4 4 9 1 21
11.GENÇLERBİRLİĞİ 17 5 9 3 -3 18
12.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 17 4 7 6 -4 18
13.TÜMOSAN KONYASPOR 17 4 8 5 -8 17
14.KASIMPAŞA A.Ş. 17 3 8 6 -10 15
15.HESAP.COM ANTALYASPOR 17 4 10 3 -15 15
16.ZECORNER KAYSERİSPOR 17 2 6 9 -17 15
17.İKAS EYÜPSPOR 17 3 10 4 -14 13
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 17 2 12 3 -18 9