Son zamanlarda ev sahipleri ile kiracılar arasında çokça hiçte arzu edilmeyen olaylar yaşanmaktadır. Olayların asıl sebebi kira artışlarında meydana gelen tasız gelişmelerdir. Türkiye'nin içinden geçmekte olduğu sosyal ve ekonomik gelişmelerdeki çıkmazlar aslında yaşanan olayın tek sebebidir. Çünkü bu olaylarda hem ev sahipleri, hem de kiracılar kendi açılarından haklıdırlar. Ancak tarafların bu ortam içerisinde mutlaka anlayışlı ve makul bir tavır ve davranış biçimi ortaya koymalıdırlar.
Gerçi son bir iki yıldır kira artış oranlarının öngören yasal düzenlemeler yapılmıştır. Ancak bu düzenlemelerde öngörülen oranlar tarafları ortak ve makul olan bir noktada buluşturamamıştır. Gerçi taraflar yönünde arabulucuya gitme ve çözüm odaklı buluşmalar gerçekleşiyor ise de sonuca gitmek mümkün olmuyor. Sonuçta mecburen ev sahibi ve kiracılar arasında ülke genelinde yerel mahkemelere binlerce dava açılmaktadır. Esasen bu konunun arabuluculara ve yerel mahkemelere havale edilmesi ile çözümlenmesi mümkün değildir.
Nitekim taraflar arasında hiçte arzu edilmeyen ve zaman zaman kanlı olaylar zinciri yaşanmakta ve toplumsal vicdanımızı kanatmaya devam etmektedir. Bir an önce sosyal ve ekonomik göstergelerimizin normale dönmesi elbette vazgeçilmez dileğimizdir. İlgili makamlardan da bunu beklemek sanıyorum bir vatandaş olarak hepimizin en doğal hakkıdır. Çünkü işi başka kişilere ve makamlara havale etmek sureti ile halletme imkanının artık bulunmadığı orta yerde bulunmaktadır. Elbette mal sahiplerinin de daha vicdanlı ve daha merhametli olmaya çağırıyoruz. Bu işin bir başka yanı.