Uyuşturucu madde ile mücadele elbette ve samimiyetle sürdürülmektedir. Ondan bir şüphemiz yok. Ancak yeterli olduğunu söylemek ne yazık ki mümkün değil.
Zaman zaman ilgili çevreler, yazanlar çizenler, konuşanlar emniyet ve adli makamlar bu konuda üzerlerine düşen görev ve sorumluluğu yerine getirmeye samimiyetle gayret ediyorlar. Ama bu belanın kökünün kurutulması konusunda bir sonuca gidildiğini söylemek mümkün olmuyor. Bu işin kökten halledilmesi hem ülkemizi hem de halkımızı rahatlatacak ve bu koyu karanlıktan hem ülkemiz hem de halkımız tam olarak kurtulmuş olacaktır.
Bu işin perde gerisindeki asıl failleri teker teker bulunup etkisiz hale getirilmedikten sonra orada burada dolaşan torbacıların ceza evlerine gönderilmesi, sonuçta hüküm giymeleri meseleyi halletmiyor. O nedenle de bu büyük bela yılardır ülkemizin üzerine bir kabus gibi çökmüş ve bir türlü hal yoluna konulmamıştır.
Nitekim son zamanlarda hem ülkemiz içerisinde hem de yakın coğrafyalarda miktarları artık tonlarla ifade edilen miktarlar yakalanıyor ve faili hakkında süratle yakalama ve hüküm verme safhaları bir birini takip ediyor ve hapishanelerde bu ve benzer suçlardan yatanların sayısı her geçen gün artmaya devam ediyor.
O nedenle aileler perişan ve çaresiz. Bu işin faillerinin geride bıraktıkları aile bireyleri ve bilhassa küçük yaştaki çocuklar perişanlık içerisinde ne yapacaklarını şaşırmış vaziyettedirler. Ekonomik durumları çok kötü. Böyle bir tablo içerisinde birde cezaevindeki olayın failinin ihtiyaçlarının karşılanması konusunda para bulmak zorunda kalıyorlar. O nedenle aileler ve bilhassa çocuklar perişan bir vaziyette ve olmaları lazım gelen noktanın çok gerisinde kalmaktadırlar.
Elbette kamu kurumları ve kuruluşları mücadeleye ara vermeksizin devam edecektir. Ama bu fevkalade önemli meseleyi sadece onlara ihale etmekle işin içinden sıyrılmamız mümkün değildir. O nedenle hem devlet kurumları ve hem de halkımızın bütün kesimleri bu mücadeleye bilinçli bir şekilde katılmalı ve arzu edilen sonuca mutlaka ulaşılmalıdır.