Menü 57 YILDIR HALKIN SESİ NİĞDE HAMLE HABER SİTESİ
SEDAT ÇAĞLAR

SEDAT ÇAĞLAR

Tarih: 16.03.2026 11:42

FARKLILIKLARIMIZ ZENGİNLİKLERİMİZDİR

Facebook Twitter Linked-in


Bizleri bir amaç uğrunda bir arada tutan değerlerimiz vardır. Bu değerlerimizin en önemlilerinden biri bayraktır, diğeri devlettir. Bizleri bir arada toplayacak ana dildir. Vatan olma bilinci ve millet olma şuuru bizleri ortak değerler çerçevesinde bir arada tutan değerlerdir. Aidiyet duygusu içerisinde insanlar yaşadıkları bölgelerin farklıklarına bakmaksızın bir arada yaşayabilmektedirler. Trakya’da yaşayan vatandaşın yemek kültürü, şivesi, bölgesel kılık ve kıyafetleri, düğünleri, cenazeleri nasıl kendine özgüyse, Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yaşayan vatandaşın da yerel dili, örf ve adetleri, bayramları ve taziyeleri kendine özgü bir şekilde farklılık gösterebilmektedir. Bütün bunlar bizlerin kültürel zenginliğidir. Trakya’da yaşayanların yemek kültüründe hamur işleri ve tatlılar ön plana çıkarken, Güneydoğu Anadolu’nun sofra kültüründe acılı ve baharatlı yemekler ön plana çıkmaktadır. Gaziantep baklavası ile Adana kebabı ile Trabzon hamsi balığı ile ün kazanmıştır ve marka haline gelmiştir. Kırşehir Abdal Kültürü ile Türk Halk Müziğine büyük katkılar sunup bağrından tarihe geçecek ozanlar ve sanatçılar çıkarmıştır.  Mesela ülkemizde yaşayan halkın % 99’u İslam dinine inanmaktadır. Müslümanlığın içerisinde farklı mezhepler vardır. Bu farklı mezheplere inanan insanları bir arada tutacak olan şeyse, hepsinin Müslüman olmasıdır. Hepsinin kutsal kitabının Kur’an-ı Kerim olmasıdır. Hepsinin peygamberinin Hz. Muhammed Mustafa olmasıdır. İslamiyet’i yaşayış şekilleri farklılık gösterebilir. Ama temelde Allah’ın emrettiği farz ibadetler aynıdır. Kutsal kitapları tektir. Bütün mezhepleri bizleri birbirimizden ayıran ve karşı karşıya getiren bir olgu değil bizlerin zenginlikleridir. Aynı şekilde konuştuğumuz dilimiz yerelde bölgesel olarak farklılık gösterebilir. Farklı şivelerle ve ağızlarla konuşabiliriz. Bir bölgede yaşayan vatandaşlarımızın yerel dilleri de olabilir. Yine bütün bunlar bizlerin zenginliklerdir. Dilimizdeki zenginlik edebiyatımızı da geliştirecektir. Önemli olan bunu ayrımcı bir söyleve çevirmemektir. Anadilde birleştikten sonra kullanılan bütün yerel diller, lehçeler, şiveler ve ağızlar bizlerin zenginliği olacaktır. Bu bayrak altında yaşayan her bir fert bu zenginliklere saygı duymalıdır. 
Ülkemizde yaşayan bazı insanlarla mezhep birlikteliğimiz olurken, diğer insanlarla akraba bağımız olabilecektir. Bir diğeri ile aynı coğrafyada yaşarken diğeri ile aynı dili konuştuğumuz için aidiyet duygusu içerisinde olacağızdır. İnsanlar dahi tek tek farklılık gösterirler. Kimisi uzun boylu, kimisi fazla kilolu, kimisi esmer, kimisi de sarışın olur. İkiz kardeşler bile birbirleriyle farklılık içerisindedirler. Dünyada ve hatta evrende aynı olan hiçbir şey yoktur. Bu nedenle farklılıkları bölmek ve ayırmak için değil, farklılıklardan faydalanmak için kullanmalıyız. Karadeniz’in horonu hepimizin ortak değeriyken, Şanlıurfa’nın çiğ köftesi de yine hepimizin ortak değeridir. Bizleri bir arada tutan değer yargısı; bazı insanlar için din olur, bazı insanlar için kan ve akraba bağlılığı olur, bazı insanlar için hemşericilik olur. Farklılıklarımızın bizler için kazanç olduğu fikrini toplumun her kesimine aşılamalıyız. Tarihte belki bin yılı aşkın bir zamandır acıların ve sevinçlerin birlikte yaşandığı, bir kültürün ortak parçalarının oluşturulduğu bir memlekette yaşamaktayız. İnsanları etnik yapılarıyla, kültürleriyle, konuştukları şivelerle ve dini inanışlarıyla yabancılaştırmamalıyız. Böyle bir anlayış, toplumun temeline dinamit konmuş gibi tehlikeli bir durum ortaya çıkaracaktır.
Ötekileştirmek ve yabancılaştırmak hiç kimseye fayda sağlamaz. Bölücülük, imtiyazlık içerisinde olmak ve bir kesime pozitif ayrımcılık yapmak zarardan başka bir şey getirmeyecektir. Bütün paydaşlarla birlikte kültürel değerlerimizin değerini bilecek şuurda hareket etmek, toplumda huzuru ve sükûneti sağlayacaktır.
Son söz: "Din, dil, ulus ayrımcılığı olmayan yeni bir dünya yaratalım." Charlie Chaplin


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —