Bu işin baş aktörü ABD’nin yeni başkanı Trump. Türkiye’yi Dış İşleri Bakanı Sayın FİDAN bu Kurulda temsil ediyor. İş nereden nereye geldi. Gelinen nokta çok düşündürücü ve ibret vericidir. Türkiye’den başka bir Müslüman ülke de yok. Yani bu hareketin başını ABD çekiyor. Trump ise özellikle ve öncelikle bizzat yönetiyor.
Elbette olayın içinde artık ABD’nin Orta Doğu aktörü olarak yer alan İsrail de var. Bu gelişmede İsrail sanki biraz geri planda kalmış gibi davranmaya özellikle dikkat ediyor. Ama dünya kamuoyu biliyor ki hem Trump hem de Netenyahu kardeş gibiler. ABD’nin bu coğrafyadaki eli kolu sadece İsrail’dir. Bu nedenle İsrail oyununu en iyi şekilde sahneye aktarmaya çalışıyor.
Filistin ve Gazze’yi bu günkü durumuna düşüren İsrail ve onun hırslı lideri Netenyahu değil mi? Hal böyle iken tamda bu noktada bütün kozlar İsrail’in eline geçmiş olmuyor mu? Ama yapacak bir şey yok. Çünkü kim güçlü ise sopa onun elinde.
Sadece coğrafyamızın etrafına Filistin ve Gazze sorunu yok. Birde ABD’nin İran’a saldırısı artık çok fazla konuşulmaya başlandı. Trump her fırsatta tehditlerinin seviyesini ve dozunu arttırmakta ve apaçık şekilde saldıracağını ve bu saldırının çok kanlı ve şiddetli olacağını önce muhatap ülke İran’a sonrasında da bütün dünyaya ilan ediyor.
Göstermelik temaslar var. Ama ortada meşru ve makul bir sonuç yok. Çünkü ABD elindeki sınırsız güç ve imkanlara güveniyor ve dediğim dedik diyor. Önümüzdeki günlerde hemen yanı başımızda kanlı olaylara şahit olursak hiç şaşmayalım. Ama bu noktada elimizden gelen bir şeyde yok. Çünkü bu konuda ABD sınırsız güç sahibidir.