Komisyona katılan siyasi partilerin onayından geçtikten sonra konu Meclis’e havale edildi. Henüz bu konuda bir işlem yapılmadı. Ancak konunun dikkat çeken tarafı ise katılanların birbirilerinden oldukça farklı görüşlerinin ve taleplerinin bulunmasıydı.
Ancak raporun içeriğini, ortaya koyduğu görüşlere taban tabana zıt görüşler dillendirilmeye başlamıştır. Komisyonun ve hazırlanan raporun en hararetli savunucuları ile aynı komisyonda görev ve sorumluluk üstlenen diğer tarafları arasında hiçte hoş olmayan açıklamalar ve beyanlar yapılmaya başlandı. Dost gibi görünen siyasal çevreler meselenin özü gündeme gelince düşmanca tavırlar beslemeye ve bunu kamuoyu ile paylaşmaya başlamışlardır.
Önümüzdeki dönemde elbette TBMM’de gündeme alınacak ve son şekli verilecek. İşte bu aşamada herkes eteğindeki taşı dökecek ve söylemesi lazım gelenleri halkın Meclis’inde ifade edecek. Asıl amaç PKK’nın silah bırakması ve entegrasyon olarak ifade edilmektedir. Ancak silah bırakmak sadece bir gösteriş aracı olarak kullanılmamalı ve gerçek anlamda silahların teslimi gerçekleştirilmelidir. Elbette devletin ilgili makam ve organları bu konudaki hassasiyetlerini biliyoruz. Gereken titizlik mutlaka gösterilecektir.
Suç ve suçluluk konusu ayan beyan belli olan bir kişi veya çevresinde kümelenen yüzlerce hatta binlerce suçlunun affı gibi bir durum asla söz konusu olmamalıdır. Hatta adı af olmasa bile sonuç itibari ile affa benzer bir durumun ortaya çıkması kamuoyunda infiale sebebiyet verecek ve iç siyaset dünyamızda çok önemli sonuçlara vesile olacaktır. Kardeşlik hukuku, özgürlük, eşitlik gibi kavramların arkasına saklanmadan ne amaç güdülüyorsa çok net bir biçimde ortaya konulmalı, halk ve oluşan kamuoyu meşgul edilmemelidir.